AK Parti, uzun bir yürüyüşün yeni bir durağında. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahmet Büyükgümüş’e verdiği tam yetki, teşkilatlar için sıradan bir görev değişikliği değil, köklü bir dönüşümün işaretidir. İlk istifalar alındı, arkası gelecek. Çünkü 2028 seçimlerine doğru ilerlerken teşkilatların yenilenmesi, bu davanın yeniden şahlanması için olmazsa olmazdır.
Bugün yapılacak değişim, sadece isim değişikliği değildir. Bu değişim, milletle arasına mesafe koyanların kenara çekilmesi; dava ruhunu sırtlayan, milletle beraber yürüyen isimlerin ön saflara geçmesi demektir.
Bu söz, teşkilata verilmiş en net uyarıdır. Milletle gönül bağını koparanlar, tabanın sesini duymayanlar bu yükü taşıyamaz. Bu değişim, teşkilatı yeniden halkın kalbine dokunan bir dava hareketine dönüştürmek içindir.
Bugün kabinede milletin güven duyduğu örnek isimler vardır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, devlet aklının ve stratejik derinliğin en somut ifadesidir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Türkiye’yi her alanda birbirine bağlayan hizmetleriyle milletin takdirini kazanmıştır. Adalet ve güvenin simgesi olarak öne çıkan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç.
Yılmaz Tunç, makamını makam yapan duruşuyla, adaleti tesis etmedeki kararlılığıyla milletin gönlünde ayrı bir yer edinmiştir. Sessiz ama sarsılmaz yürüyüşüyle, sadece bir bakan değil, davanın vicdanı olmuştur. Onun adı, millet için adaletle, samimiyetle, kararlılıkla anılmaktadır.
İşte teşkilatlardaki değişim de tam olarak bu ruhu yansıtmak zorundadır. Yılmaz Tunç’un adalet anlayışı, Hakan Fidan’ın stratejik vizyonu, Abdülkadir Uraloğlu’nun hizmet azmi… Hepsi, teşkilatların nasıl çalışması gerektiğine dair bir yol haritasıdır.
Millet, plazalarda, gösterişli salonlarda fotoğraf çektirenleri değil; adaletin, hizmetin ve samimiyetin yanında duranları görmek istiyor. İşte bu yüzden teşkilatlardaki yenilenme, bu milletin umudunu tazeleyen bir hamledir.
Çünkü unutmayalım:
– Teşkilatlar milletle gönül bağı kurmadıkça başarı gelmez.
– Adalet olmadan güven olmaz, güven olmadan dava yürümez.
– Samimiyet olmadan oy alınır ama gönül kazanılamaz.
Bugün yapılacak her değişiklik, aslında bir davanın yeniden dirilişi olacaktır. Milletin aradığı ruh, teşkilatlarda yeniden canlanacaktır. Çünkü bu dava, makam için değil, millet için yürüyenlerle yükselir.
Bu dava yeniden şahlanacak, 2028 seçimlerine en güçlü kadrolarla gidilecektir!
Üstad Necip Fazılın Dediği Gibi
Mehmed’im sevinin başlar yüksekte
Ölsek de sevinin eve dönsek de,
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet bizim elbet bizimdir
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir…
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
YENİDEN DİRİLİŞİN EŞİĞİ
Yeniden Dirilişin Eşiği
AK Parti, uzun bir yürüyüşün yeni bir durağında. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ahmet Büyükgümüş’e verdiği tam yetki, teşkilatlar için sıradan bir görev değişikliği değil, köklü bir dönüşümün işaretidir. İlk istifalar alındı, arkası gelecek. Çünkü 2028 seçimlerine doğru ilerlerken teşkilatların yenilenmesi, bu davanın yeniden şahlanması için olmazsa olmazdır.
Bugün yapılacak değişim, sadece isim değişikliği değildir. Bu değişim, milletle arasına mesafe koyanların kenara çekilmesi; dava ruhunu sırtlayan, milletle beraber yürüyen isimlerin ön saflara geçmesi demektir.
Cumhurbaşkanımızın sözleri çok açıktır:
“Kimsenin etkisinde kalma, gereğini yap, arkandayım.”
Bu söz, teşkilata verilmiş en net uyarıdır. Milletle gönül bağını koparanlar, tabanın sesini duymayanlar bu yükü taşıyamaz. Bu değişim, teşkilatı yeniden halkın kalbine dokunan bir dava hareketine dönüştürmek içindir.
Bugün kabinede milletin güven duyduğu örnek isimler vardır. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, devlet aklının ve stratejik derinliğin en somut ifadesidir. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Türkiye’yi her alanda birbirine bağlayan hizmetleriyle milletin takdirini kazanmıştır. Adalet ve güvenin simgesi olarak öne çıkan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç.
Yılmaz Tunç, makamını makam yapan duruşuyla, adaleti tesis etmedeki kararlılığıyla milletin gönlünde ayrı bir yer edinmiştir. Sessiz ama sarsılmaz yürüyüşüyle, sadece bir bakan değil, davanın vicdanı olmuştur. Onun adı, millet için adaletle, samimiyetle, kararlılıkla anılmaktadır.
İşte teşkilatlardaki değişim de tam olarak bu ruhu yansıtmak zorundadır. Yılmaz Tunç’un adalet anlayışı, Hakan Fidan’ın stratejik vizyonu, Abdülkadir Uraloğlu’nun hizmet azmi… Hepsi, teşkilatların nasıl çalışması gerektiğine dair bir yol haritasıdır.
Millet, plazalarda, gösterişli salonlarda fotoğraf çektirenleri değil; adaletin, hizmetin ve samimiyetin yanında duranları görmek istiyor. İşte bu yüzden teşkilatlardaki yenilenme, bu milletin umudunu tazeleyen bir hamledir.
Çünkü unutmayalım:
– Teşkilatlar milletle gönül bağı kurmadıkça başarı gelmez.
– Adalet olmadan güven olmaz, güven olmadan dava yürümez.
– Samimiyet olmadan oy alınır ama gönül kazanılamaz.
Bugün yapılacak her değişiklik, aslında bir davanın yeniden dirilişi olacaktır. Milletin aradığı ruh, teşkilatlarda yeniden canlanacaktır. Çünkü bu dava, makam için değil, millet için yürüyenlerle yükselir.
Adaletin gücüyle, samimiyetin ışığıyla, milletin duasıyla…
Bu dava yeniden şahlanacak, 2028 seçimlerine en güçlü kadrolarla gidilecektir!
Üstad Necip Fazılın Dediği Gibi
Mehmed’im sevinin başlar yüksekte
Ölsek de sevinin eve dönsek de,
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet bizim elbet bizimdir
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir…