YARGIYA GÜVENMEK Mİ, MAĞDURİYETE SARILMAK MI?

Yazının Giriş Tarihi: 01.09.2026 00:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.09.2026 00:19

Türkiye’de bazı belediyelere yönelik operasyonlar yapılınca malum çevrelerin ezber cümlesi hemen devreye giriyor:

“Siyasi operasyon!”

Daha dosya açılmadan hüküm hazır, delil görülmeden karar verilmiş!

Peki Melih Gökçek hakkında soruşturma açılınca ne oldu?

İşte asıl ibretlik tablo burada başladı.

Gökçek çıkıp “Siyasi operasyon” demedi.

İktidara sitem etmedi.

Siyasi şov yapmadı.

Aksine:

“Türk yargısına güveniyorum.” dedi.

Şimdi bir dakika durup düşünelim…

Hakkında soruşturma açılan bir insan, suçsuz olduğuna inanıyorsa neden yargıdan korksun?

Neden mahkemede aklanmak yerine meydanda mağduriyet üretmeye ihtiyaç duysun?

İşte meselenin can alıcı noktası burası.

Bir tarafta:

“Soruşturun, gerçeği ortaya çıkarın.”

Diğer tarafta:

“Bize siyasi operasyon yapılıyor!”

Sonra da mahkeme salonları…

Savunmadan çok siyasi gösteriler!

Çünkü bazıları için hâkim karşısında hesap vermek yerine kameralar karşısında hesap sormak daha kolay.

Gökçek hakkında soruşturma açılınca sosyal medyada birbirine taban tabana zıt iki senaryo da piyasaya sürüldü:

“Yavaş’a operasyon öncesi Gökçek alınacak.”

“Yavaş iktidarla anlaştı, İktidar Gökçek’i feda etti.”

İki senaryo birbirinin tam tersi ama hedef aynı:

Yargının attığı adımı daha başlamadan siyasete boğmak!

Yani birileri için soruşturmanın kendisi değil, soruşturulan kişinin kim olduğu önemli.

Kendi belediye başkanlarına operasyon yapılınca:

“Hukuksuzluk!"

Gökçek’e soruşturma açılınca:

“Kesin bunun arkasında siyasi hesap var!”

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Şunu artık anlamak gerekiyor:

Yargı size göre siyasi, rakibinize göre bağımsız olamaz.

Eğer gerçekten hukuk istiyorsanız, hukuk herkes için olacak.

Sevdiğiniz isim hakkında da soruşturma açılacak.

Sevmediğiniz isim hakkında da.

Suç varsa ceza verilecek.

Suç yoksa aklanacak.

Bitti!

Ama suçsuzluğunu mahkemede ispat etmek yerine siyasi şovla anlatmaya çalışanlara da şu soruyu sormak gerekiyor:

Madem tertemizsiniz, neden mahkemeden önce kamuoyunu ikna etmeye çalışıyorsunuz?

Çünkü gerçek savunma sloganla yapılmaz.

Delille yapılır.

Gerçek aklanma miting meydanında olmaz.

Mahkeme salonunda olur.

Melih Gökçek’in “Türk yargısına güveniyorum” sözü işte tam da bu yüzden önemlidir.

Çünkü yargıya güvenmek, karar sizin lehinize çıktığında alkışlamak değildir.

Aleyhinize çıkma ihtimaline rağmen hukuka güvenebilmektir.

Ve son söz:

Mahkeme salonu siyasi tiyatro sahnesi değildir.

Orada alkış değil, delil konuşur.

Gerçekten suçsuz olanın propagandaya değil, önce adalete güvenmeye,sonra delile ihtiyacı vardır şov yapmaya değil...

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.