Artık saklamıyorlar. Yüz ifadeleri ele veriyor. Cümleler yuvarlak, yorumlar kaçak güreş. Bir zamanlar ağızlarından düşürmedikleri Suriye meselesi açıldığında bugün konuyu hızla değiştiriyorlar. Çünkü gerçeklerle yüzleşmek zor geliyor. Çünkü ezber bozuldu. Çünkü Erdoğan bir kez daha haklı çıktı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel suskun.
Ekrem İmamoğlu “dış politika uzmanı” kesildiği günleri unutmuş gibi.
Mansur Yavaş zaten her zamanki gibi “uzaktan izliyor.”
Ve bütün bunlar olurken Erdoğan “bekleyin” diyenleri değil, sahayı okuyanları dinledi.
İşte asıl hazmedemedikleri bu.
“Ama Ekonomi?” Diyenlere Cevap
Hemen itiraz ediyorlar:
“Dış politika ayrı, ekonomi ayrı!”
Hayır, değil.
Güçlü dış politika olmadan güçlü ekonomi olmaz.
Masada olmayanın piyasada sözü geçmez.
Türkiye bugün enerji hatlarında, ticaret koridorlarında, güvenlik mimarisinde merkezdeyse bunun sebebi bu stratejidir.
“Ama Demokrasi?” Diyenlere Cevap
Bir diğer klişe:
“Peki ya demokrasi?”
Suriye’de Esad’la yan yana durmayı demokrasi sayanların bu soruyu sormaya hakkı yok.
YPG’ye, SDG’ye göz yumanların ahlâk dersi vermesi samimiyetsizdir.
Demokrasi, ülkenin sınırlarını terör örgütlerine teslim etmek değildir.
“Bu Bir Tesadüf” Diyenlere Cevap
En komiği bu:
“Erdoğan şanslıydı.”
Hayır.
Bu bir tesadüf değil.
Bu, yıllara yayılan bir stratejinin sonucu.
Bu, sahayı bilen, zamanı kollayan, sabreden bir liderliğin eseri.
CHP hâlâ Washington’dan medet umarken, Erdoğan Washington’u Ankara’ya bakmak zorunda bıraktı.
Son Söz
Mesele Suriye değil.
Mesele Esad hiç değil.
Mesele SDG, ABD, Rusya falan da değil.
Mesele şu:
Erdoğan yine “olmaz” denileni oldurdu.
Yine “yanlış” denileni doğru çıkardı.
Yine Türkiye’yi oyunun dışına itmek isteyenleri hayal kırıklığına uğrattı.
İşte bu yüzden üzgünler.
İşte bu yüzden sessizler.
İşte bu yüzden konuyu değiştirmeye çalışıyorlar.
Ama nafile.
Gerçek ortada.
Ve gerçek şu: Türkiye kazandı. Erdoğan kazandı.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
ÜZÜNTÜNÜN ADI SURİYE DEĞİL,ERDOĞAN
Artık saklamıyorlar. Yüz ifadeleri ele veriyor. Cümleler yuvarlak, yorumlar kaçak güreş. Bir zamanlar ağızlarından düşürmedikleri Suriye meselesi açıldığında bugün konuyu hızla değiştiriyorlar. Çünkü gerçeklerle yüzleşmek zor geliyor. Çünkü ezber bozuldu. Çünkü Erdoğan bir kez daha haklı çıktı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel suskun.
Ekrem İmamoğlu “dış politika uzmanı” kesildiği günleri unutmuş gibi.
Mansur Yavaş zaten her zamanki gibi “uzaktan izliyor.”
Sezgin Tanrıkulu, yıllarca savunduğu tezlerin çöküşünü görmezden geliyor.
Neden?
Çünkü Esad gitti.
Çünkü Şam artık Ankara’ya sırtını dönmüyor.
Çünkü ABD, Suriye dosyasında Türkiye’yi tek adres olarak görüyor.
Çünkü Trump açık açık “Erdoğan’la çalışacağız” dedi.
Çünkü SDG’ye biçilen roller çöpe gitti, entegrasyon konuşuluyor.
Ve hepsinden önemlisi:
Türkiye kazandı. Erdoğan kazandı.
Yıllarca ne dediler?
“Yanlış dış politika.”
“Türkiye yalnızlaştı.”
“Ortadoğu bataklığı.”
“Macera peşinde koşuyorlar.”
Kim diyordu bunları?
CHP MYK üyeleri diyordu.
Halk TV ekranlarındaki “emekli büyükelçiler” diyordu.
Tele1’de, Cumhuriyet’te, BirGün’de aynı koro söylüyordu.
Bugün o koro suskun. Çünkü şarkı bitti.
Türkiye sınır güvenliğini tahkim etti.
Terör koridoru hayali çöktü.
Suriye’de Türkiye’siz denklem kurulamayacağı tescillendi.
Ve bütün bunlar olurken Erdoğan “bekleyin” diyenleri değil, sahayı okuyanları dinledi.
İşte asıl hazmedemedikleri bu.
“Ama Ekonomi?” Diyenlere Cevap
Hemen itiraz ediyorlar:
“Dış politika ayrı, ekonomi ayrı!”
Hayır, değil.
Güçlü dış politika olmadan güçlü ekonomi olmaz.
Masada olmayanın piyasada sözü geçmez.
Türkiye bugün enerji hatlarında, ticaret koridorlarında, güvenlik mimarisinde merkezdeyse bunun sebebi bu stratejidir.
“Ama Demokrasi?” Diyenlere Cevap
Bir diğer klişe:
“Peki ya demokrasi?”
Suriye’de Esad’la yan yana durmayı demokrasi sayanların bu soruyu sormaya hakkı yok.
YPG’ye, SDG’ye göz yumanların ahlâk dersi vermesi samimiyetsizdir.
Demokrasi, ülkenin sınırlarını terör örgütlerine teslim etmek değildir.
“Bu Bir Tesadüf” Diyenlere Cevap
En komiği bu:
“Erdoğan şanslıydı.”
Hayır.
Bu bir tesadüf değil.
Bu, yıllara yayılan bir stratejinin sonucu.
Bu, sahayı bilen, zamanı kollayan, sabreden bir liderliğin eseri.
CHP hâlâ Washington’dan medet umarken, Erdoğan Washington’u Ankara’ya bakmak zorunda bıraktı.
Son Söz
Mesele Suriye değil.
Mesele Esad hiç değil.
Mesele SDG, ABD, Rusya falan da değil.
Mesele şu:
Erdoğan yine “olmaz” denileni oldurdu.
Yine “yanlış” denileni doğru çıkardı.
Yine Türkiye’yi oyunun dışına itmek isteyenleri hayal kırıklığına uğrattı.
İşte bu yüzden üzgünler.
İşte bu yüzden sessizler.
İşte bu yüzden konuyu değiştirmeye çalışıyorlar.
Ama nafile.
Gerçek ortada.
Ve gerçek şu: Türkiye kazandı. Erdoğan kazandı.