Dünya yeniden karışıyor. Masalar kuruluyor, planlar yapılıyor, haritalar açılıyor. Her kriz çıktığında aynı gözler Türkiye’ye dönüyor. Aynı sesler yükseliyor. Aynı çağrılar yapılıyor.
“Türkiye sahaya insin.”
“Türkiye tarafını belli etsin.”
“Türkiye öne çıksın.”
Alışmışlar…
Bu milleti düğmeye basınca harekete geçen sanıyorlar.
Bu devleti çağırınca koşacak zannediyorlar.
Bu bayrağı başkalarının planı için dalgalanır sanıyorlar.
Yanılıyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti kimsenin yedek gücü değildir.
Türk milleti kimsenin piyadesi değildir.
Bu vatan kimsenin hesap tahtası değildir.
Biz dolduruşa gelen bir millet değiliz.
Biz korkuyla yön değiştiren bir devlet değiliz.
Biz tehditle hizaya giren bir ülke değiliz.
İki yüz yıldır aynı oyunu oynuyorlar.
Önce kışkırtıyorlar.
Sonra öne sürüyorlar.
Sonra yalnız bırakıyorlar.
Sonra da akıl veriyorlar.
Artık o defter kapandı.
Artık o millet yok.
Artık o devlet yok.
Bugün Türkiye var.
Dik duran Türkiye var.
Kendi kararını kendi veren Türkiye var.
Kimsenin gölgesinde yürümeyen Türkiye var.
Sabrediyoruz diye korktu sanıyorlar.
Bekliyoruz diye çekindi sanıyorlar.
Susuyoruz diye vazgeçti sanıyorlar.
Bilmezler…
Türk sabreder ama unutmaz.
Türk bekler ama vazgeçmez.
Türk susar ama geri çekilmez.
Bizim tarihimiz meydan okumaların tarihidir.
Bizim tarihimiz küllerden doğuşların tarihidir.
Bizim tarihimiz “bitti” denilen yerde yeniden ayağa kalkışın tarihidir.
Bu topraklar kolay alınmadı.
Bu bayrak kolay dikilmedi.
Bu devlet kolay kurulmadı.
Bir karış toprak için binlerce can verildi.
Bir bayrak için nesiller toprağa girdi.
Bir devlet için bir millet ayağa kalktı.
Ne bu vatandan verecek toprağımız var,
Ne indirilecek bayrağımız,ne susturabilecekleri ezanımız var,
Ne bu devletten vazgeçecek niyetimiz var.
Kimse heveslenmesin...
Bugün dünyada herkes birbirini yokluyor.
Büyük güçler birbirini tartıyor.
Herkes başkasını öne sürmek istiyor.
Ama Türkiye kimsenin önüne sürülmez.
Türkiye kimsenin arkasına saklanmaz.
Türkiye kimsenin emriyle yürümez.
Ne NATO durdurabilir,
Ne Amerika engelleyebilir,
Ne Avrupa tutabilir,
Ne doğu set çekebilir.
Çünkü biz başkası istedi diye değil,
Bizim vaktimiz geldi diye yürürüz.
Ve Türk yürümeye karar verdi mi…
Yol açılır.
Dengeler değişir.
Haritalar yeniden çizilir.
Unutmayın:
Türkiye bekler…
Türkiye izler…
Türkiye sabreder…
Ama günü geldiğinde
Türkiye girer…
Ve girdiği yerden
bir daha çıkmaz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
TÜRK SABREDER,AMA HESABI KESER
Dünya yeniden karışıyor. Masalar kuruluyor, planlar yapılıyor, haritalar açılıyor. Her kriz çıktığında aynı gözler Türkiye’ye dönüyor. Aynı sesler yükseliyor. Aynı çağrılar yapılıyor.
“Türkiye sahaya insin.”
“Türkiye tarafını belli etsin.”
“Türkiye öne çıksın.”
Alışmışlar…
Bu milleti düğmeye basınca harekete geçen sanıyorlar.
Bu devleti çağırınca koşacak zannediyorlar.
Bu bayrağı başkalarının planı için dalgalanır sanıyorlar.
Yanılıyorlar.
Türkiye Cumhuriyeti kimsenin yedek gücü değildir.
Türk milleti kimsenin piyadesi değildir.
Bu vatan kimsenin hesap tahtası değildir.
Biz dolduruşa gelen bir millet değiliz.
Biz korkuyla yön değiştiren bir devlet değiliz.
Biz tehditle hizaya giren bir ülke değiliz.
İki yüz yıldır aynı oyunu oynuyorlar.
Önce kışkırtıyorlar.
Sonra öne sürüyorlar.
Sonra yalnız bırakıyorlar.
Sonra da akıl veriyorlar.
Artık o defter kapandı.
Artık o millet yok.
Artık o devlet yok.
Bugün Türkiye var.
Dik duran Türkiye var.
Kendi kararını kendi veren Türkiye var.
Kimsenin gölgesinde yürümeyen Türkiye var.
Sabrediyoruz diye korktu sanıyorlar.
Bekliyoruz diye çekindi sanıyorlar.
Susuyoruz diye vazgeçti sanıyorlar.
Bilmezler…
Türk sabreder ama unutmaz.
Türk bekler ama vazgeçmez.
Türk susar ama geri çekilmez.
Bizim tarihimiz meydan okumaların tarihidir.
Bizim tarihimiz küllerden doğuşların tarihidir.
Bizim tarihimiz “bitti” denilen yerde yeniden ayağa kalkışın tarihidir.
Bu topraklar kolay alınmadı.
Bu bayrak kolay dikilmedi.
Bu devlet kolay kurulmadı.
Bir karış toprak için binlerce can verildi.
Bir bayrak için nesiller toprağa girdi.
Bir devlet için bir millet ayağa kalktı.
Ne bu vatandan verecek toprağımız var,
Ne indirilecek bayrağımız,ne susturabilecekleri ezanımız var,
Ne bu devletten vazgeçecek niyetimiz var.
Kimse heveslenmesin...
Bugün dünyada herkes birbirini yokluyor.
Büyük güçler birbirini tartıyor.
Herkes başkasını öne sürmek istiyor.
Ama Türkiye kimsenin önüne sürülmez.
Türkiye kimsenin arkasına saklanmaz.
Türkiye kimsenin emriyle yürümez.
Vakti gelmeden adım atmayız.
Hesap bitmeden sahaya inmeyiz.
Şartlar oluşmadan kılıç çekmeyiz.
Ama vakti geldi mi…
Ne NATO durdurabilir,
Ne Amerika engelleyebilir,
Ne Avrupa tutabilir,
Ne doğu set çekebilir.
Çünkü biz başkası istedi diye değil,
Bizim vaktimiz geldi diye yürürüz.
Ve Türk yürümeye karar verdi mi…
Yol açılır.
Dengeler değişir.
Haritalar yeniden çizilir.
Unutmayın:
Türkiye bekler…
Türkiye izler…
Türkiye sabreder…
Ama günü geldiğinde
Türkiye girer…
Ve girdiği yerden
bir daha çıkmaz.