SKANDALIN ADI:BELEDİYE DEREBEYLİĞİ

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2026 20:53
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 21:05

Siyasetin ahlak terazisi bozulmaya görsün; arsızlık, "hak-hukuk" ambalajına sarılıp servis edilmeye başlanır. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi’nin ağzından dökülen o vahim talep, tam olarak budur: Belediye başkanlarına dokunulmazlık zırhı!

Yahu siz kimi kandırıyorsunuz? Bu neyin telaşı, bu neyin suçluluk psikolojisidir? Milletin parasını emanet alan belediye başkanlarını yargıdan kaçırmak istemek, hukuka "gel beni kilitle" demektir.

Yolsuzluk Bataklığına "Hukuki Beton" Dökme Çabası

Bugün İstanbul, Antalya ve Uşak belediyeleri üzerinden yükselen yolsuzluk iddiaları, öyle geçiştirilecek cinsten değil. İhale dosyalarının altından "tanıdık" şirketler fışkırıyor, etkin pişmanlıktan yararlanan itirafçılar sıraya girmiş skandalları bir bir döküyor. CHP yönetimi ise bu kokuşmuşluğu temizlemek yerine, kokunun dışarı çıkmasını engelleyecek bir zırh siparişi veriyor.

Sormak lazım:

* İstanbul’daki şaibeli trafiği yargıdan kaçırmak için mi bu acele?

* Antalya’daki usulsüzlüklerin üzerine "dokunulmazlık" şalı örteceksiniz?

* Uşak’taki iddiaların hesabını veremeyeceğinizi anladınız da, çözümü yargı kapısını halkın yüzüne kapatmakta buldunuz?

Derebeylik mi Kuruyorsunuz?

Halk bugün Meclis’teki vekillerin dokunulmazlığının bile kalkmasını, her seçilmişin yargı önünde sıradan bir vatandaş gibi hesap vermesini beklerken; CHP’nin belediye başkanlarını "imtiyazlı birer derebeyi" ilan etme çabası tam bir siyasi aymazlıktır.

Sizin belediye başkanlarınız "erişilmez" mi? Onlar hukukun üstünde, halkın denetiminden azade, hesap vermez birer "kutsal figür" mü? Eğer elleriniz kirli değilse, bu zırh talebi niye? Eğer boğazınızdan haram geçmediyse, yargıdan bu kaçış niye?

"Hesaptan Kaçmanın" Kitabını Yazıyorlar!

Görünen o ki, CHP yönetimi için belediyecilik hizmet değil, bir "örtbas etme operasyonu" haline gelmiş. Kendi belediyelerindeki skandalları yönetemeyen, yolsuzluk iddialarının altında ezilen zihniyet; çareyi adaleti felç etmekte buluyor.

Şunu aklınıza kazıyın!!

Belediye koltuğu, suç işleme özgürlüğü tanıyan bir koruma kalkanı değildir! Halkın kuruşunu heba eden, ihaleleri peşkeş çeken, yandaşını zengin eden kim varsa; unvanına bakılmaksızın yargı önünde hesap verecektir.

Bu millet size belediyeleri, kendi yandaşlarınıza "dokunulmazlık alanı" açın diye değil, şehre hizmet edin diye teslim etti. Ama siz hem hizmetten hem de "hesaptan kaçmanın" kitabını yazmaya niyetlenmişsiniz.

Son Söz:

Adaleti kendinize kalkan yapamazsınız. Belediye başkanlarına dokunulmazlık istemek, yolsuzluğa verilmiş bir açık çektir. Bu maskeli baloyu millet yemez! O dokunulmazlık zırhını değil takmak, hayalini bile kurmanıza izin verilmeyecek. Ya hesap vereceksiniz, ya hesap vereceksiniz!

Başka yolu yok!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.