İÇERİDEN AÇILAN CEPHE

Yazının Giriş Tarihi: 15.04.2026 21:38
Yazının Güncellenme Tarihi: 15.04.2026 21:38

Bir ülkeyi zayıflatmanın en kestirme yolu sınırları değil, zihinleri hedef almaktır. Ve o zihinlere giden en kritik hat neresidir? Okullar.

Son günlerde yaşananlara dikkatle bakın. Önce sosyal medyada yoğun bir kampanya başlatıldı. Hedefte kim vardı? Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin. Günlerce aynı söylemler, aynı etiketler, aynı merkezden çıkmış gibi çoğaltılan mesajlar… Bir algı zemini hazırlandı.

Ve tam bu iklim oluşturulmuşken…

Olayların ilk halkası nerede ortaya çıktı? Şanlıurfa’da. Ardından Kahramanmaraş… 14 yaşındaki bir çocuğun elinde 5 silah, 7 şarjör ve yüzlerce mermi… Bunun adı “tesadüf” olabilir mi?

Bir düşünün…

Hem ilk kıvılcımın çıktığı yer, hem de siyasetin en hararetli tartışmalarından birinin merkezinde olan şehir…

Bu kadar kritik bir başlangıç noktasıyla, bu kadar ağır bir olayın aynı yerde kesişmesi gerçekten sadece bir rastlantı mı?

Aynı günlerde bir başka görüntü: Ege Üniversitesi kampüsünde elinde kesici aletle dolaşan bir genç… Ve o cümle: “Haklı savaşımız devam edecek.”

Savaş…

Kimle? Hangi hakla?

Ama asıl soru şu: Neden şimdi?

Çünkü önce hedef seçildi. Milli eğitim sistemi… Ve onun başındaki isim, Yusuf Tekin,ardından iktidar ve Sayın Cumhurbaşkanı en son hedef Türkiye.

Algı operasyonlarıyla zemin hazırlandı.

Ardından sahaya sürülen olaylar…

Bu bir tesadüf zinciri değil; bu, adım adım ilerleyen bir senaryonun izlerini taşıyor.

Dünyada bunun örnekleri yok mu? Var. Amerika Birleşik Devletleri yıllarca okullar üzerinden yayılan şiddet dalgalarıyla sarsıldı. Toplumun en hassas noktası hedef alındı: gençler, öğrenciler, eğitim kurumları…

Bugün benzer görüntülerin Türkiye’de belirmesi, üstelik eş zamanlı olarak farklı şehirlerde ortaya çıkması, artık “rastlantı” diyerek geçiştirilemez.

Türkiye’nin Orta Doğu’daki bağımsız duruşu bazılarını açıkça rahatsız ediyor. İsrail gibi aktörlerin bölgedeki hesapları düşünüldüğünde, Türkiye’nin içeriden karıştırılmak istenmesi kimse için sürpriz değildir.

Ama meselenin bir de daha çarpıcı, daha sarsıcı bir boyutu var.

Bu ülkede bir Şanlıurfa milletvekilinin, bir kişiyi “istihbarat mensubu” olmakla suçlayıp, kameraya alarak sosyal medyada ifşa etmeye kalktığını gördük. Devletin en kritik kurumlarından biri olan Milli İstihbarat Teşkilatı mensubu olduğu iddia edilen bir kişinin, sokak ortasında hedef gösterilmesi…

Bu ne demek biliyor musunuz?

Bu, sadece bir sorumsuzluk değildir.

Bu, devlet aklına, devlet güvenliğine ve doğrudan milli güvenliğe açılmış bir savaştır.

Ve şimdi yeniden soralım:

Olayların ilk patlak verdiği şehir… Aynı şehirden bir milletvekilinin böylesine kritik bir konuda böylesine pervasız bir çıkış yapması… Ardından ülke genelinde yayılan gerilim…

Gerçekten hepsi tesadüf mü?

“Hırsız içerideyse, kapı kilit tutmaz.”

Dışarıdan plan yapmak isteyenler için en büyük fırsat, içeride açılan gediklerdir. Gençliği hedef alırsınız, okulları karıştırırsınız, sosyal medyada algı üretirsiniz… Ve içeride bu zemine katkı sunanlar varsa, işiniz daha da kolaylaşır.

Ama buradan açık bir söz söylemek gerekir:

Bu millet, içeriden ve dışarıdan kurulan hiçbir oyuna teslim olmaz.

Okullarımız, karanlık senaryoların sahnesi değildir.

Gençliğimiz, kirli hesapların aparatı değildir.

Ve bu ülkeye karşı plan kuran kim varsa bilsin ki…

Bu millet, hedef alındığını anladığı anda kenetlenmesini de çok iyi bilir.

Yanlış yerdesiniz.

Çünkü burası Türkiye.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.