HUTBELERDEN KAVGA ÇIKARMAK; ESKİ OYUN YENİ AKTÖRLER
Yazının Giriş Tarihi: 17.08.2025 15:28
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.08.2025 15:31
Hutbelerden Kavga Çıkarmak: Eski Oyun, Yeni Aktörler
Türkiye’de yine aynı senaryo sahneleniyor. Diyanet’in cuma hutbeleri üzerinden başlatılan tartışmaların samimiyetle ilgisi yok. Kimi televizyon ekranlarında, kimi kürsülerde, kimi meydanlarda hutbeler hedef alınıyor. Amaç, dini değerleri tartışmak değil; toplumu birbirine düşürmek, milletin inanç birliğini bozmak, tıpkı 70’li yıllarda olduğu gibi sokakları kaosa sürüklemek.
Hutbelerin içeriği neden rahatsız ediyor?
Diyanet’in hutbelerinde zina haramdır deniyor. Faiz haramdır deniyor. Kul hakkı yemeyin deniyor. Kadının miras hakkı Allah’ın emridir deniyor. Yetimin malına el uzatmayın, aile kutsaldır, anne babaya hürmet edin, komşuya sahip çıkın, israf etmeyin deniyor.
Bunlar Kur’an ayetlerinden alınan, İslam’ın temel emirleri. Ama bir bakıyoruz; bazı siyasiler ve sözde aydınlar bu hutbeleri hedef alıyor. Demek ki rahatsız oldukları şey Diyanet değil, doğrudan İslam’ın kendisi!
Açıkça İslam’a saldırı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Diyanet’in hutbelerini “kadınları ötekileştiriyor” diye hedef alıyor. CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır, “Diyanet toplumu bölüyor” diyor. Sözde ilahiyatçı Mustafa Öztürk, “Hutbeler iktidar propagandası” diyerek milletin inancını küçümsemeye kalkıyor.
Ve nihayet CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıkıyor, Nevşehir’de, “Devlet camilerin bütün giderlerini karşılıyor ama cemevleri için hiçbir şey yapmıyor” diyor.
Açıkça söylüyorum: Bu, düpedüz halkı kandırmaktır! Çünkü 9 Kasım 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararnameyle Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmuş, Alevi dedelerinin de maaşları devlet tarafından ödenmeye başlanmıştır.
Sayın Özel bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama siyasi çıkar uğruna halkın gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtıyor.
Üstelik “camilerin tüm masraflarını devlet karşılıyor” sözü de koca bir yalandır. Devlet yalnızca imam, müezzin ve hafızların maaşlarını öder. Elektrik, su, doğalgaz gibi giderler cami dernekleri ve cemaatin yardımlarıyla karşılanır. Aynı durum cemevleri için de geçerlidir.
Geçmişin karanlık oyunları
Bu açıklamalar, bu saldırılar bize yabancı değil. 1978’de Maraş’ta, 1980’de Çorum’da, 1993’te Sivas’ta aynı fitne sahnelendi. Alevi-Sünni diye halkı birbirine düşürmeye çalıştılar. Sokakları kana buladılar. Onlarca masum canı aldı bu kirli tezgâh.
Bugün aynı oyunun yeni aktörlerle sahneye konulduğunu görüyoruz. Özgür Özel’in açıklamaları, Aylin Nazlıaka’nın saldırıları, Ali Mahir Başarır’ın çarpıtmaları, Mustafa Öztürk’ün iftiraları; hepsi bu planın bir parçasıdır.
Ama bilsinler ki bu millet artık o eski tuzaklara düşmez!
Son söz
Türk milleti, Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle kardeştir. Cami de bizimdir, cemevi de. Hutbe de bizimdir, cem erkânı da. Bizim ortak paydamız İslam’dır, bizim birliğimiz bu vatan toprağıdır.
Kimse hutbeler üzerinden İslam’a saldırarak, kimse cemevleri üzerinden Alevi-Sünni ayrımı yaparak bu kardeşliği bozamaz. Kim denese, bu milletin feraseti karşısında paramparça olur.
Unutulmasın: Türk milleti, bu kirli oyunları 70’lerde de gördü, bugün de görüyor. Ve yine o oyunları tarihin çöplüğüne gömecek.
Çağrım Size, Aziz Milletim!
Bugün sizlere düşen görev açıktır:
Provokatörlerin oyunlarına gelmeyeceğiz! Hutbelerimize, camilerimize, cemevlerimize dil uzatanlara geçit vermeyeceğiz! Dün Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta kan dökmek isteyenler nasıl tarihin çöplüğüne gömüldüyse; bugün aynı tezgâhı kurmaya çalışanlar da milletimizin feraseti karşısında diz çökecektir.
Ayağa kalkın, birlik olun, kardeşliğinize sahip çıkın!
Çünkü bu vatanı bölmeye, bu milleti parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecek!
Ne camiyi böldürürüz, ne cemevini, ne de bu milleti!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
HUTBELERDEN KAVGA ÇIKARMAK; ESKİ OYUN YENİ AKTÖRLER
Hutbelerden Kavga Çıkarmak: Eski Oyun, Yeni Aktörler
Türkiye’de yine aynı senaryo sahneleniyor. Diyanet’in cuma hutbeleri üzerinden başlatılan tartışmaların samimiyetle ilgisi yok. Kimi televizyon ekranlarında, kimi kürsülerde, kimi meydanlarda hutbeler hedef alınıyor. Amaç, dini değerleri tartışmak değil; toplumu birbirine düşürmek, milletin inanç birliğini bozmak, tıpkı 70’li yıllarda olduğu gibi sokakları kaosa sürüklemek.
Hutbelerin içeriği neden rahatsız ediyor?
Diyanet’in hutbelerinde zina haramdır deniyor. Faiz haramdır deniyor. Kul hakkı yemeyin deniyor. Kadının miras hakkı Allah’ın emridir deniyor. Yetimin malına el uzatmayın, aile kutsaldır, anne babaya hürmet edin, komşuya sahip çıkın, israf etmeyin deniyor.
Bunlar Kur’an ayetlerinden alınan, İslam’ın temel emirleri. Ama bir bakıyoruz; bazı siyasiler ve sözde aydınlar bu hutbeleri hedef alıyor. Demek ki rahatsız oldukları şey Diyanet değil, doğrudan İslam’ın kendisi!
Açıkça İslam’a saldırı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, Diyanet’in hutbelerini “kadınları ötekileştiriyor” diye hedef alıyor. CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır, “Diyanet toplumu bölüyor” diyor. Sözde ilahiyatçı Mustafa Öztürk, “Hutbeler iktidar propagandası” diyerek milletin inancını küçümsemeye kalkıyor.
Ve nihayet CHP Genel Başkanı Özgür Özel çıkıyor, Nevşehir’de, “Devlet camilerin bütün giderlerini karşılıyor ama cemevleri için hiçbir şey yapmıyor” diyor.
Açıkça söylüyorum: Bu, düpedüz halkı kandırmaktır! Çünkü 9 Kasım 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan imzalı kararnameyle Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulmuş, Alevi dedelerinin de maaşları devlet tarafından ödenmeye başlanmıştır.
Sayın Özel bunu bilmiyor mu? Elbette biliyor. Ama siyasi çıkar uğruna halkın gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtıyor.
Üstelik “camilerin tüm masraflarını devlet karşılıyor” sözü de koca bir yalandır. Devlet yalnızca imam, müezzin ve hafızların maaşlarını öder. Elektrik, su, doğalgaz gibi giderler cami dernekleri ve cemaatin yardımlarıyla karşılanır. Aynı durum cemevleri için de geçerlidir.
Geçmişin karanlık oyunları
Bu açıklamalar, bu saldırılar bize yabancı değil. 1978’de Maraş’ta, 1980’de Çorum’da, 1993’te Sivas’ta aynı fitne sahnelendi. Alevi-Sünni diye halkı birbirine düşürmeye çalıştılar. Sokakları kana buladılar. Onlarca masum canı aldı bu kirli tezgâh.
Bugün aynı oyunun yeni aktörlerle sahneye konulduğunu görüyoruz. Özgür Özel’in açıklamaları, Aylin Nazlıaka’nın saldırıları, Ali Mahir Başarır’ın çarpıtmaları, Mustafa Öztürk’ün iftiraları; hepsi bu planın bir parçasıdır.
Ama bilsinler ki bu millet artık o eski tuzaklara düşmez!
Son söz
Türk milleti, Alevi’siyle, Sünni’siyle, Türk’üyle, Kürt’üyle kardeştir. Cami de bizimdir, cemevi de. Hutbe de bizimdir, cem erkânı da. Bizim ortak paydamız İslam’dır, bizim birliğimiz bu vatan toprağıdır.
Kimse hutbeler üzerinden İslam’a saldırarak, kimse cemevleri üzerinden Alevi-Sünni ayrımı yaparak bu kardeşliği bozamaz. Kim denese, bu milletin feraseti karşısında paramparça olur.
Unutulmasın: Türk milleti, bu kirli oyunları 70’lerde de gördü, bugün de görüyor. Ve yine o oyunları tarihin çöplüğüne gömecek.
Çağrım Size, Aziz Milletim!
Bugün sizlere düşen görev açıktır:
Provokatörlerin oyunlarına gelmeyeceğiz! Hutbelerimize, camilerimize, cemevlerimize dil uzatanlara geçit vermeyeceğiz! Dün Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta kan dökmek isteyenler nasıl tarihin çöplüğüne gömüldüyse; bugün aynı tezgâhı kurmaya çalışanlar da milletimizin feraseti karşısında diz çökecektir.
Ayağa kalkın, birlik olun, kardeşliğinize sahip çıkın!
Çünkü bu vatanı bölmeye, bu milleti parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecek!
Ne camiyi böldürürüz, ne cemevini, ne de bu milleti!