BEDEL ÖDEMEKTEN KAÇANLAR BU ÜLKEYE YOL GÖSTEREMEZ

Yazının Giriş Tarihi: 22.11.2025 07:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.11.2025 07:53

Türkiye, tarihinin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor. Devlet aklı, yılların kanlı döngüsünü sonlandırmak için cesur adımlar atıyor; iktidarıyla, bürokrasisiyle, farklı siyasi unsurlarıyla masada duruyor. Bir yanda gençlerin ölmediği, enerjisini kalkınmaya ayıran bir ülke vizyonu… Diğer yanda ise bu sürecin dışında kalmayı artık bir kimlik hâline getiren CHP.

CHP’nin İmralı’ya temsilci göndermeme “kararı”, aslında uzun zamandır sakladıkları bir gerçeği haykırıyor:

CHP hiçbir zaman çözüm isteyen bir aktör olmadı; yalnızca çözüme karşı tribün siyaseti yapan bir parti oldu.

Türkiye cesur davranırken, CHP yine korktu.

Millet iradesi adım atarken, CHP yine kaçtı.

Sorumluluk paylaşmak gerekirken, CHP yine saklandı.

Ve sonra da çıkıp “barış” kelimesinin etrafında süslenmiş, içi boş açıklamalarla siyaset yapmaya çalışıyor.

CHP’nin Kürt Meselesi Konusundaki İkiyüzlülüğü Artık Gizlenemiyor

HDP’ye oy veren milyonların artık görmesi gereken çıplak bir gerçek var:

CHP size değer verdiği için değil, Erdoğan’ı devirmek için size ihtiyaç duyduğu için kapınızı çaldı.

Kürt sorununun çözülmediği, gençlerin öldüğü, bütçenin çatışma ekonomisine aktığı bir denklem; CHP’nin işine gelen bir denklem oldu hep. Çünkü krizler derinleştikçe CHP’nin tribün siyaseti değer kazanıyor; ama çözüm masası kurulduğunda CHP’nin hiçbir fonksiyonu kalmıyor

Bugün AK Parti ve MHP dahil devletin farklı kanatları “terörün sonu ve siyasal normalleşme” yönünde ortak bir irade gösterirken, CHP neden yok?

Çünkü CHP’nin siyaseti risk almaya değil, riskten kaçmaya kurulu.

Çünkü CHP’nin yaklaşımı samimiyete değil, hesap kitap üzerine kurulu.

Çünkü CHP barışı istemiyor; barışın getireceği siyasi değişimi istemiyor.

Ve açıkça söyleyelim:

HDP’nin Millet İttifakı’na girmediği, Kürt seçmenin Erdoğan karşıtlığı üzerinden manipüle edilemediği bir ortamda CHP’nin HDP’ye, Kürt seçmene en küçük bir değeri bile yoktur.

Cesaret Gerektiren Masalarda CHP Hep Yok

Bugün Cumhur İttifakı oy kaybı pahasına, siyasi risk pahasına sürece omuz veriyor.

“Gençler ölmesin, artık yeter” diyenlerin yanında duruyor.

Devlet sorumluluk alırken, CHP yine en iyi bildiği şeyi yapıyor: ortadan kayboluyor.

Yarın ne olacak biliyor musunuz?

CHP çıkacak, hiçbir sorumluluk üstlenmeden, hiçbir bedel ödemeden süreci terörize eden açıklamalar yapacak.

Klasik rolüne dönecek:

Sorumluluk almayan ama eleştirmeyi görev bilen partinin o değişmez figürü.

Tarihi Korkaklar Değil, Bedel Ödeyenler Yazar

Bu ülke, siyaset cambazlığı yapan partilere değil, cesur siyasetçilere muhtaçtır.

AK Parti ve Cumhur İttifakı dün nerede duruyorsa bugün de oradadır:

Barış isteyenle barış, savaş isteyenle savaş!

CHP ise nerededir?

Her kritik anda görünmez olan, taşın altına elini koymayı reddeden, sürecin bedelini başkasına yükleyen bir yerde…

Türkiye artık şunu çok net biliyor:

Seçimden seçime ortaklık kurup kritik anlarda kaybolanlar bu ülkeye yön veremez.

Tarihi yazanlar; risk alanlar, masaya oturanlar, sorumluluğu paylaşanlar ve bedel ödeyenlerdir.

Gölge siyasetle, korkaklıkla, kaçak dövüşmekle değil.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.