Zonguldak'ta hafızlık icazeti alan gençlerin yürüyüşüne karşı yürüyüş düzenleyenlere soruyorum:
Neyden korkuyorsunuz?
Kur'an öğrenen gençlerden mi?
Evlatlarının başarısıyla gururlanan anne babalardan mı?
Yoksa bu milletin köklerinden kopmamasından mı?
Çünkü ortada ne bir dayatma var ne bir baskı ne de başkasının hakkına uzanan bir el. Ortada sadece yıllarını ilme, disipline ve manevi eğitime vermiş gençlerin sevinci var. Fakat görüyoruz ki bazıları için asıl rahatsızlık tam da burada başlıyor.
Bu millet bin yıllık yürüyüşünü sadece kılıçla yapmadı.
Bu millet sadece siyasetle de ayakta kalmadı.
Bu milletin mayasında iman vardı, inanç vardı, manevi değerler vardı.
Malazgirt'te vardı.
Çanakkale'de vardı.
Sakarya'da vardı.
15 yaşındaki delikanlıyı cepheye koşturan güç sadece silah değildi. Arkasında bir ideal, bir inanç ve bir aidiyet duygusu vardı.
Bugün hafızlık yürüyüşünden rahatsız olanlar şunu anlamak zorundadır:
Bu milletin hafızasını silemezsiniz.
Bu milletin değerlerini yok sayamazsınız.
Bu milletin çocuklarına kendi köklerinden utanmayı öğretemezsiniz.
Yıllardır aynı hikâye anlatılıyor.
Milletin değerleri kamusal alanda görünmesin.
İnanç sadece dört duvar arasında yaşansın.
Dini kimlik görünür olmasın.
Ama ne zaman bu millet evlatlarıyla, tarihiyle, kültürüyle ve inancıyla meydanlara çıksa aynı çevreler yeniden rahatsız oluyor.
Neden?
Çünkü mesele özgürlük değil.
Mesele tahammül değil.
Mesele, milletin kendi kimliğiyle var olmasından duyulan rahatsızlıktır.
Oysa bu toprakların ruhu inkâr edilerek hiçbir gelecek kurulamaz.
Bu milletin ezanıyla kavgası yoktur.
Kur'an'ıyla kavgası yoktur.
Tarihiyle kavgası yoktur.
Kökleriyle kavgası yoktur.
Kavga edenler her zaman milletin kendisi değil, milletin değerlerini küçümseyen dar bir zihniyet olmuştur.
Bugün Zonguldak'ta verilen mesaj aslında çok açıktır:
Bu millet hâlâ ayaktadır.
Bu millet hâlâ kendi değerlerine sahiptir.
Bu millet hâlâ çocuklarının Kur'an öğrenmesiyle gurur duymaktadır.
Ve hiç kimse, milletin gönlünde yer etmiş milli ve manevi değerleri birkaç sloganla, birkaç protestoyla veya birkaç ideolojik refleksle ortadan kaldıramayacaktır.
Çünküköküderindeolanağaçlar, rüzgârdankorkmaz.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
ASIL RAHATSIZLIK NE?
Zonguldak'ta hafızlık icazeti alan gençlerin yürüyüşüne karşı yürüyüş düzenleyenlere soruyorum:
Neyden korkuyorsunuz?
Kur'an öğrenen gençlerden mi?
Evlatlarının başarısıyla gururlanan anne babalardan mı?
Yoksa bu milletin köklerinden kopmamasından mı?
Çünkü ortada ne bir dayatma var ne bir baskı ne de başkasının hakkına uzanan bir el. Ortada sadece yıllarını ilme, disipline ve manevi eğitime vermiş gençlerin sevinci var. Fakat görüyoruz ki bazıları için asıl rahatsızlık tam da burada başlıyor.
Bu millet bin yıllık yürüyüşünü sadece kılıçla yapmadı.
Bu millet sadece siyasetle de ayakta kalmadı.
Bu milletin mayasında iman vardı, inanç vardı, manevi değerler vardı.
Malazgirt'te vardı.
Çanakkale'de vardı.
Sakarya'da vardı.
15 yaşındaki delikanlıyı cepheye koşturan güç sadece silah değildi. Arkasında bir ideal, bir inanç ve bir aidiyet duygusu vardı.
Bugün hafızlık yürüyüşünden rahatsız olanlar şunu anlamak zorundadır:
Bu milletin hafızasını silemezsiniz.
Bu milletin değerlerini yok sayamazsınız.
Bu milletin çocuklarına kendi köklerinden utanmayı öğretemezsiniz.
Yıllardır aynı hikâye anlatılıyor.
Milletin değerleri kamusal alanda görünmesin.
İnanç sadece dört duvar arasında yaşansın.
Dini kimlik görünür olmasın.
Ama ne zaman bu millet evlatlarıyla, tarihiyle, kültürüyle ve inancıyla meydanlara çıksa aynı çevreler yeniden rahatsız oluyor.
Neden?
Çünkü mesele özgürlük değil.
Mesele tahammül değil.
Mesele, milletin kendi kimliğiyle var olmasından duyulan rahatsızlıktır.
Oysa bu toprakların ruhu inkâr edilerek hiçbir gelecek kurulamaz.
Bu milletin ezanıyla kavgası yoktur.
Kur'an'ıyla kavgası yoktur.
Tarihiyle kavgası yoktur.
Kökleriyle kavgası yoktur.
Kavga edenler her zaman milletin kendisi değil, milletin değerlerini küçümseyen dar bir zihniyet olmuştur.
Bugün Zonguldak'ta verilen mesaj aslında çok açıktır:
Bu millet hâlâ ayaktadır.
Bu millet hâlâ kendi değerlerine sahiptir.
Bu millet hâlâ çocuklarının Kur'an öğrenmesiyle gurur duymaktadır.
Ve hiç kimse, milletin gönlünde yer etmiş milli ve manevi değerleri birkaç sloganla, birkaç protestoyla veya birkaç ideolojik refleksle ortadan kaldıramayacaktır.
Çünkü kökü derinde olan ağaçlar, rüzgârdan korkmaz.