Ana Muhalefetin Kirli Dili: Siyasetin Çürümüş Hali
Siyaset sahnesinde son dönemde yaşanan çirkinlikler artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Ana muhalefet mensuplarının, hükümet yetkililerine yönelik kullandıkları "kazma", "yüzsüz", "çocuk katili" gibi seviyesiz, hatta insanlık onurunu zedeleyen ifadeler, siyasetin nasıl kirletildiğinin acı bir göstergesidir.
Siyaset, ahlakın ve vicdanın sahnesi olmalıydı. Fakat bugün görüyoruz ki, ana muhalefet kendisini sadece hakaret yarışına sokarak var etmeye çalışıyor. Bu dil, eleştirinin ötesinde bir zehir yayıyor; toplumu kutuplaştırıyor, kin ve nefret duygularını besliyor.
Siyasiler toplumun öncüleridir; örnek olmaları gerekirken, çamur siyaseti yaparak halkın güvenini zedeliyorlar. "Kazma" gibi ucuz sokak ağzından çıkmış sözlerle meclis kürsülerini kirletmek, siyaset değil, toplum adabına hakarettir.
Bu çirkin dilin en vahim sonucu, geleceğimiz olan çocuklarımızın önünde sergilenen bu seviyesizliktir. Onlara saygıyı, nezaketi öğreteceğimize, kavgayı, hakareti, edepsizliği izlettiriyoruz. Bu çürümüş dilin vebali, bu kirli siyaseti yapanların boynundadır.
Ana muhalefetin asli görevi, iktidarı yapıcı bir şekilde eleştirmek, alternatif politikalar sunmaktır. Ancak bugün, maalesef bu sorumluluğunda sınıfta kalmış, siyaset sahnesini bir hakaret arenasına dönüştürmüştür.
Siyasette çıtanın yerlerde süründüğü, seviyenin yerle bir edildiği bu ortamdan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Sözün değer kazandığı, fikirlerin ön plana çıktığı bir siyasi iklim dileğiyle
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özcan Şeker
Ana Muhalefetin Kirli Dili:Siyasetin Çürümüş Hali
Ana Muhalefetin Kirli Dili: Siyasetin Çürümüş Hali
Siyaset sahnesinde son dönemde yaşanan çirkinlikler artık göz ardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Ana muhalefet mensuplarının, hükümet yetkililerine yönelik kullandıkları "kazma", "yüzsüz", "çocuk katili" gibi seviyesiz, hatta insanlık onurunu zedeleyen ifadeler, siyasetin nasıl kirletildiğinin acı bir göstergesidir.
Siyaset, ahlakın ve vicdanın sahnesi olmalıydı. Fakat bugün görüyoruz ki, ana muhalefet kendisini sadece hakaret yarışına sokarak var etmeye çalışıyor. Bu dil, eleştirinin ötesinde bir zehir yayıyor; toplumu kutuplaştırıyor, kin ve nefret duygularını besliyor.
Siyasiler toplumun öncüleridir; örnek olmaları gerekirken, çamur siyaseti yaparak halkın güvenini zedeliyorlar. "Kazma" gibi ucuz sokak ağzından çıkmış sözlerle meclis kürsülerini kirletmek, siyaset değil, toplum adabına hakarettir.
Bu çirkin dilin en vahim sonucu, geleceğimiz olan çocuklarımızın önünde sergilenen bu seviyesizliktir. Onlara saygıyı, nezaketi öğreteceğimize, kavgayı, hakareti, edepsizliği izlettiriyoruz. Bu çürümüş dilin vebali, bu kirli siyaseti yapanların boynundadır.
Ana muhalefetin asli görevi, iktidarı yapıcı bir şekilde eleştirmek, alternatif politikalar sunmaktır. Ancak bugün, maalesef bu sorumluluğunda sınıfta kalmış, siyaset sahnesini bir hakaret arenasına dönüştürmüştür.
Siyasette çıtanın yerlerde süründüğü, seviyenin yerle bir edildiği bu ortamdan bir an önce kurtulmamız gerekiyor. Sözün değer kazandığı, fikirlerin ön plana çıktığı bir siyasi iklim dileğiyle