AHMET TÜRK,ÖNCE KENDİ HİKAYENE BAK!

Yazının Giriş Tarihi: 19.06.2026 21:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.06.2026 21:33

Ahmet Türk yine çıkmış "Kürt sorunu"ndan bahsediyor.

İnsan gerçekten hayret ediyor.

Çünkü bu ülkede "yok sayıldığını" iddia edenlerden biri olarak konuşan Ahmet Türk, sıradan bir vatandaş değil.

Yıllarca milletvekilliği yapmış.

Devletin en üst makamlarında siyaset yapmış.

Meclis kürsülerinde konuşmuş.

Parti yönetmiş.

Belediye yönetmiş.

Milyonlara hitap etmiş.

Şimdi soralım:

Eğer bu ülkede Kürtlerin sesi tamamen kısılmışsa Ahmet Türk tam yarım asırdır hangi kürsülerde konuşuyordu?

Eğer Kürtler yok sayılıyorsa Ahmet Türk'ü yıllarca seçen milyonlar kimdi?

Eğer kimlikler inkâr ediliyorsa Ahmet Türk hangi kimlikle siyaset yaptı?

Bunların cevabını vermeden sürekli aynı mağduriyet hikâyesini anlatmak kolaydır.

Asıl zor olan gerçeklerle yüzleşmektir.

Ahmet Türk ve onun temsil ettiği siyaset yıllardır bölgenin gerçek sorunlarını konuşmaktan özellikle kaçıyor.

Neden?

Çünkü gerçek sorunlar konuşulursa bazı ezberler bozulacak.

Mesela yıllarca bölgede hüküm süren ağalık düzeni konuşulacak.

Mesela aşiret düzeni konuşulacak.

Mesela insanların oylarını, kaderlerini ve geleceklerini belirleyen feodal yapı konuşulacak.

Peki Ahmet Türk bugüne kadar kaç kez çıkıp bu düzeni hedef aldı?

Kaç kez "Toprak reformu yapılsın" dedi?

Kaç kez "Bölgedeki vatandaş ağaya, şeyhe, aşirete mahkûm edilmesin" dedi?

Kaç kez kendi çevresinin sahip olduğu ayrıcalıkları eleştirdi?

Cevap ortada.

Çünkü yıllardır bazı siyasetçiler için mesele halkın refahı değil, mağduriyet siyasetinin devam etmesidir.

Sorun çözülürse siyasetlerinin zemini kayacak.

Onun için sürekli aynı cümleler.

Sürekli aynı şikâyetler.

Sürekli aynı söylemler.

Fakat ortada bir gerçek var:

Bu ülkenin Kürtleri doktor oldu.

Öğretmen oldu.

General oldu.

Bakan oldu.

İş insanı oldu.

Sanatçı oldu.

Akademisyen oldu.

Cumhurbaşkanıyla görüştü.

Başbakanla görüştü.

Meclise girdi.

Belediye yönetti.

Devlet yönetti.

Ama Ahmet Türk'e göre hâlâ temel mesele aynı.

Peki neden?

Çünkü bazı siyasetçiler için sorun hiçbir zaman çözülmemesi gereken bir siyasi sermayedir.

Ne zaman gündem değişse aynı kart masaya sürülür:

"Kürt sorunu."

Ne zaman siyasi alan daralsa aynı söylem yeniden dolaşıma sokulur:

"Kürt sorunu."

Ne zaman başarısızlıkların hesabı sorulsa yine aynı cümle duyulur:

"Kürt sorunu."

Hayır Ahmet Türk.

İnsanların artık sorması gereken soru başka.

Yıllardır Kürtler adına konuştuğunu söyleyen siyasetçiler Kürtlere tam olarak ne kazandırdı?

Bölgeye ne kazandırdı?

Gençlere ne kazandırdı?

Ekonomiye ne kazandırdı?

Eğitime ne kazandırdı?

İşte asıl cevap bekleyen soru budur.

Bugün hâlâ geçmişin mağduriyetlerini siyasi yatırım olarak kullanmaya çalışmak kolay.

Zor olan, yılların muhasebesini vermektir.

Ve o muhasebe günü geldiğinde insanlar sadece devlete değil, kendileri adına konuştuğunu iddia eden siyasetçilere de dönüp bakacaktır.

O gün sorulacak soru nettir:

Ahmet Türk, yarım asırlık siyasi kariyerinin sonunda geriye hangi somut eseri bıraktın?

İşte tartışılması gereken konu budur.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.