Güneşin kavurucu sıcaklığını da taşır, rüzgârın hoyratlığını da. Kuraklığın çatlaklarıyla susuz kalır ama ses çıkarmaz; yağmurun gelmesini, göğün ona yeniden nefes vermesini sabırla bekler. Çünkü bilir ki, en uzun susuzluk bile bir damla ile bitecek, her çoraklık bir gün yeşile duracaktır.
İnsan kalbi de böyledir.
Gözyaşları, aslında içimizdeki yağmurlardır. Bazen gizli gizli, bazen sağanak gibi yağar. Ve o gözyaşlarıyla yıkanan gönül, tıpkı toprak gibi yeniden doğar. Çünkü hiçbir acı boşuna değildir; her gözyaşı, geleceğin filizlerini besler.
Yağmur, yalnızca toprağa değil, insana da diriliş getirir.
Kuruyan dallar yeniden tomurcuklanır, yıpranmış yürekler yeniden umutlanır. Fırtınanın gürültüsünden korkarız belki, ama biliriz ki her şimşek, rahmetin habercisidir. İnsan da hayatın gürültüsünden korkmamalı; çünkü ardından gelen sessizlikte filizlenen umut, en gürültüsüz ama en güçlü hayattır.
Kurak toprak gibi günlerimiz olur:
Umutsuzluğun gölgesinde, karanlığın ortasında, çıkışsızlığın kıyısında… O anlarda çoğu kişi bitişi görür. Oysa toprak bize başka bir ders verir: En kurak anında bile derinliklerinde suyu saklar. İnsan da en zor anında, derinlerinde bir umut kırıntısını korur. Ve o umut, yağmurla buluştuğunda yeniden bir bahara dönüşür.
Yağmurdan sonra toprak nasıl ki kokusunu göğe yükseltir, insan da acıdan sonra duasını göğe yollar.
Ve o dua, bazen bir teselli, bazen bir güç, bazen de yeni bir yol olarak bize geri döner.
Unutmayalım…
Her yağmur bir diriliştir.
Her gözyaşı bir temizleniştir.
Ve her zorluk, ardından doğacak bir umudun tohumudur.
Toprak sabrettiği için yeşerir;
İnsan sabrettiği için büyür.
İsmail ACAR
74haber.com
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsmail Acar
Yağmurdan Sonra Toprak
Yağmurdan Sonra Toprak
Toprak, sabrın en sessiz şahididir.
Güneşin kavurucu sıcaklığını da taşır, rüzgârın hoyratlığını da. Kuraklığın çatlaklarıyla susuz kalır ama ses çıkarmaz; yağmurun gelmesini, göğün ona yeniden nefes vermesini sabırla bekler. Çünkü bilir ki, en uzun susuzluk bile bir damla ile bitecek, her çoraklık bir gün yeşile duracaktır.
İnsan kalbi de böyledir.
Gözyaşları, aslında içimizdeki yağmurlardır. Bazen gizli gizli, bazen sağanak gibi yağar. Ve o gözyaşlarıyla yıkanan gönül, tıpkı toprak gibi yeniden doğar. Çünkü hiçbir acı boşuna değildir; her gözyaşı, geleceğin filizlerini besler.
Yağmur, yalnızca toprağa değil, insana da diriliş getirir.
Kuruyan dallar yeniden tomurcuklanır, yıpranmış yürekler yeniden umutlanır. Fırtınanın gürültüsünden korkarız belki, ama biliriz ki her şimşek, rahmetin habercisidir. İnsan da hayatın gürültüsünden korkmamalı; çünkü ardından gelen sessizlikte filizlenen umut, en gürültüsüz ama en güçlü hayattır.
Kurak toprak gibi günlerimiz olur:
Umutsuzluğun gölgesinde, karanlığın ortasında, çıkışsızlığın kıyısında… O anlarda çoğu kişi bitişi görür. Oysa toprak bize başka bir ders verir: En kurak anında bile derinliklerinde suyu saklar. İnsan da en zor anında, derinlerinde bir umut kırıntısını korur. Ve o umut, yağmurla buluştuğunda yeniden bir bahara dönüşür.
Yağmurdan sonra toprak nasıl ki kokusunu göğe yükseltir, insan da acıdan sonra duasını göğe yollar.
Ve o dua, bazen bir teselli, bazen bir güç, bazen de yeni bir yol olarak bize geri döner.
Unutmayalım…
Her yağmur bir diriliştir.
Her gözyaşı bir temizleniştir.
Ve her zorluk, ardından doğacak bir umudun tohumudur.
Toprak sabrettiği için yeşerir;
İnsan sabrettiği için büyür.
İsmail ACAR
74haber.com