Devletin yetişemediği yerde yetişen,ihtiyacın olduğu yerde el uzatan,
insanların birbirine daha yakın olmasını sağlayan yapılardır.
Bir STK’nın gücü bütçesinde değil, niyetinde saklıdır.
Çünkü sivil toplum, gönüllülük üzerine kuruludur.
Bir insan zamanını, emeğini ve enerjisini bir başkasının hayatına dokunmak için harcıyorsa;
orada çıkar değil, vicdan vardır.
İşte sivil toplumun asıl değeri de buradan gelir.
Bugün birçok STK, eğitimden yardımlaşmaya kadar sayısız alanda önemli çalışmalar yürütüyor.
Birçok genç bu yapılar sayesinde kendine yeni bir yol buluyor.Birçok aile bu dayanışma sayesinde yalnız olmadığını hissediyor.
Fakat zaman zaman sivil toplumun ruhuna zarar veren bir anlayış da ortaya çıkabiliyor.
Bazı insanlar için STK’lar; görünür olmanın, tanınmanın ya da farklı alanlarda güç elde etmenin bir yolu olarak görülmeye başlanabiliyor.
Oysa sivil toplumun özü bunun tam tersidir.
STK’lar bir siyaset sahnesi değildir.
STK’lar bir kariyer basamağı değildir.
STK’lar bir vitrin değildir.
STK’lar, insanların birbirine ulaşmasını sağlayan gönül köprüleridir.
Elbette sivil toplum çalışmaları yapan insanlar zamanla tanınabilir.
Çevresi genişleyebilir, toplumda saygınlık kazanabilir.
Ama bu tanınma bir hedef değildir.
Bu yolun hedefi;bir insanın hayatına dokunabilmektir.
Bir yetimin yüzünü güldürebilmek,bir öğrencinin yolunu açabilmek,
bir ihtiyaç sahibine umut olabilmek…
İşte sivil toplumun gerçek başarısı budur.
Çünkü bazı işler vardır;kazancı parayla ölçülmez.
Sivil toplum da tam olarak böyle bir iştir.
Bu işin tek kazancı vardır:insanların gönlünde yer bulabilmek.
Bu vesileyle; hiçbir karşılık beklemeden emek veren, zamanını, imkânını ve yüreğini toplum için ortaya koyan tüm sivil toplum gönüllülerine de teşekkür etmek gerekir.
Sessizce çalışan, çoğu zaman görünmeyen ama birçok hayatın değişmesine vesile olan o güzel insanlar, toplumun en kıymetli hazinelerinden biridir.
Çünkü gerçek sivil toplum;gösterişle değil, samimiyetle büyür.
Ve unutulmamalıdır ki…
Sivil toplum kuruluşları güç üretmek için değil,
gönül üretmek için vardır.
İsmail ACAR
10.03.2026
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsmail Acar
Sivil Toplum: Gönül İşidir
Sivil Toplum: Gönül İşidir
Sivil toplum kuruluşları, toplumun vicdanıdır.
Devletin yetişemediği yerde yetişen,ihtiyacın olduğu yerde el uzatan,
insanların birbirine daha yakın olmasını sağlayan yapılardır.
Bir STK’nın gücü bütçesinde değil, niyetinde saklıdır.
Çünkü sivil toplum, gönüllülük üzerine kuruludur.
Bir insan zamanını, emeğini ve enerjisini bir başkasının hayatına dokunmak için harcıyorsa;
orada çıkar değil, vicdan vardır.
İşte sivil toplumun asıl değeri de buradan gelir.
Bugün birçok STK, eğitimden yardımlaşmaya kadar sayısız alanda önemli çalışmalar yürütüyor.
Birçok genç bu yapılar sayesinde kendine yeni bir yol buluyor.Birçok aile bu dayanışma sayesinde yalnız olmadığını hissediyor.
Fakat zaman zaman sivil toplumun ruhuna zarar veren bir anlayış da ortaya çıkabiliyor.
Bazı insanlar için STK’lar; görünür olmanın, tanınmanın ya da farklı alanlarda güç elde etmenin bir yolu olarak görülmeye başlanabiliyor.
Oysa sivil toplumun özü bunun tam tersidir.
STK’lar bir siyaset sahnesi değildir.
STK’lar bir kariyer basamağı değildir.
STK’lar bir vitrin değildir.
STK’lar, insanların birbirine ulaşmasını sağlayan gönül köprüleridir.
Elbette sivil toplum çalışmaları yapan insanlar zamanla tanınabilir.
Çevresi genişleyebilir, toplumda saygınlık kazanabilir.
Ama bu tanınma bir hedef değildir.
Bu yolun hedefi;bir insanın hayatına dokunabilmektir.
Bir yetimin yüzünü güldürebilmek,bir öğrencinin yolunu açabilmek,
bir ihtiyaç sahibine umut olabilmek…
İşte sivil toplumun gerçek başarısı budur.
Çünkü bazı işler vardır;kazancı parayla ölçülmez.
Sivil toplum da tam olarak böyle bir iştir.
Bu işin tek kazancı vardır:insanların gönlünde yer bulabilmek.
Bu vesileyle; hiçbir karşılık beklemeden emek veren, zamanını, imkânını ve yüreğini toplum için ortaya koyan tüm sivil toplum gönüllülerine de teşekkür etmek gerekir.
Sessizce çalışan, çoğu zaman görünmeyen ama birçok hayatın değişmesine vesile olan o güzel insanlar, toplumun en kıymetli hazinelerinden biridir.
Çünkü gerçek sivil toplum;gösterişle değil, samimiyetle büyür.
Ve unutulmamalıdır ki…
Sivil toplum kuruluşları güç üretmek için değil,
gönül üretmek için vardır.
İsmail ACAR
10.03.2026