İnsan ömrü, bir kum saati gibi sessizce akıp giderken, biz çoğu zaman sadece biriktirdiklerimize odaklanırız. Ama neyi biriktirdiğimiz, nasıl yaşlandığımızı da belirler…
Çocukken zamanımız vardı, enerjimiz vardı; ama paramız yoktu. Gençken para kazandık, ama zamanımızı kaybettik. Yaş ilerledikçe zaman ve para birikti belki ama bu kez sağlık usulca aramızdan çekildi. Hayat böyle tuhaf bir denklem işte: Hep bir şey eksik, hep bir şey sonra…
Bugün milyonlar kazanma hayaliyle sabahın köründe yola düşen insanın, bir gün belki o paraları sayacak hali bile kalmayacak. Peki o gün geldiğinde, gerçekten kazanan kim olacak? Sadece banka hesabı dolu olan mı, yoksa yaşamı dolu dolu yaşamış olan mı?
Biriktirmeyi unuttuklarımız var:
Sağlık…
Dostluk…
Kahkahalar…
Güneşe karşı içilen bir demli çay…
Sadece içimizi ısıtan anlar…
Hobiler edinmedik mesela. Yaşlılık için yalnızca para değil, meşguliyet de biriktirmek gerek. Emeklilikte vakit geçirmek için değil, hayatı hissetmek için… Resim yapmak, yürüyüşe çıkmak, bir kediyle konuşmak bile olabilir bu. Ama ruhumuzu doyuracak bir şey…
Ve belki de en önemlisi: Sevilmek.
Biriktirmemiz gereken en kıymetli şeylerden biri de güzel hatıralarda biriken izimizdir. Yaşlandığınızda size bakıp hâlâ gülümseyen birileri varsa, işte gerçek servet odur. Çünkü insan, yaşlılığında hatırlanmayı da biriktirmelidir.
Bu dünyada çok şey kazandık sandık. Ama bazen kaybettiklerimiz daha büyük kazançlarımızı gölgede bıraktı. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Yarınlara ne bırakıyoruz? Para mı, huzur mu? Varlık mı, anı mı?
Çünkü insan sadece cüzdanını değil, ruhunu da biriktirmeli…
Ve bilmeliyiz ki, yaşlılık sadece yaş değil, yorgunluk da biriktirir.
İsmail ACAR
74haber.com
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İsmail Acar
BİRİKTİRMEYİ UNUTTUKLARIMIZ
Biriktirmeyi Unuttuklarımız
İnsan ömrü, bir kum saati gibi sessizce akıp giderken, biz çoğu zaman sadece biriktirdiklerimize odaklanırız. Ama neyi biriktirdiğimiz, nasıl yaşlandığımızı da belirler…
Çocukken zamanımız vardı, enerjimiz vardı; ama paramız yoktu. Gençken para kazandık, ama zamanımızı kaybettik. Yaş ilerledikçe zaman ve para birikti belki ama bu kez sağlık usulca aramızdan çekildi. Hayat böyle tuhaf bir denklem işte: Hep bir şey eksik, hep bir şey sonra…
Bugün milyonlar kazanma hayaliyle sabahın köründe yola düşen insanın, bir gün belki o paraları sayacak hali bile kalmayacak. Peki o gün geldiğinde, gerçekten kazanan kim olacak? Sadece banka hesabı dolu olan mı, yoksa yaşamı dolu dolu yaşamış olan mı?
Biriktirmeyi unuttuklarımız var:
Sağlık…
Dostluk…
Kahkahalar…
Güneşe karşı içilen bir demli çay…
Sadece içimizi ısıtan anlar…
Hobiler edinmedik mesela. Yaşlılık için yalnızca para değil, meşguliyet de biriktirmek gerek. Emeklilikte vakit geçirmek için değil, hayatı hissetmek için… Resim yapmak, yürüyüşe çıkmak, bir kediyle konuşmak bile olabilir bu. Ama ruhumuzu doyuracak bir şey…
Ve belki de en önemlisi: Sevilmek.
Biriktirmemiz gereken en kıymetli şeylerden biri de güzel hatıralarda biriken izimizdir. Yaşlandığınızda size bakıp hâlâ gülümseyen birileri varsa, işte gerçek servet odur. Çünkü insan, yaşlılığında hatırlanmayı da biriktirmelidir.
Bu dünyada çok şey kazandık sandık. Ama bazen kaybettiklerimiz daha büyük kazançlarımızı gölgede bıraktı. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız:
Yarınlara ne bırakıyoruz? Para mı, huzur mu? Varlık mı, anı mı?
Çünkü insan sadece cüzdanını değil, ruhunu da biriktirmeli…
Ve bilmeliyiz ki, yaşlılık sadece yaş değil, yorgunluk da biriktirir.
İsmail ACAR
74haber.com