2026’nın Eşiğinde

Yazının Giriş Tarihi: 30.12.2025 17:16
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.12.2025 17:26

2026’nın Eşiğinde

Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Yeni bir yıla girerken takvim değişiyor ama insanın asıl ihtiyacı,

dönüp kendine ve yaşadıklarına bakmak oluyor. Çünkü bazı yıllar yalnızca yaşanıp geçmez; insanın

düşüncesinde, bakışında ve ilişkilerinde iz bırakır...

2025, böyle bir yıl oldu. Bireysel olarak da toplumsal olarak da kolay değildi. Hayat, zaman zaman kontrol

duygumuzu elimizden aldı. Kimi zaman bir kaza, kimi zaman bir yangın, kimi zaman da beklenmedik ayrılıklar

üzerinden ne kadar kırılgan olduğumuzu hatırlattı bize. Güvende sandığımız alanların aslında ne kadar emanet olduğunu gördük.

Bu süreçte yeni insanlarla tanıştık, yeni dostluklar kurduk. Bazılarıyla yolumuz devam etti, bazılarıyla doğal bir şekilde ayrıldı.

Hayat herkesi aynı noktaya kadar taşımıyor. Kimi insanlar yol arkadaşı oluyor, kimileri yalnızca bir durak. Ama geriye

dönüp baktığımızda şunu anlıyoruz: kalanlar da gidenler de, hayat yolculuğumuzda birer tecrübe olarak yerini alıyor.

Arkamızdan iyi konuşanlar da oldu, kötü konuşanlar da. Bu da insan ilişkilerinin değişmeyen tarafı. Herkesin ne söylediğini

kontrol edemeyiz ama kendi duruşumuzu koruyabiliriz. Kırgınlık biriktirmek yerine helalleşmeyi seçmek, geçmişi sırtımızda

taşımamak hem bireysel hem toplumsal bir olgunluk göstergesi. Çünkü yükle yürünmüyor; insan ancak hafifleyerek ilerleyebiliyor...

2025, bize bireysel olduğu kadar toplumsal olarak da önemli bir şey gösterdi: Bir arada yaşamanın ne kadar zor ama ne kadar kıymetli olduğunu…

Aynı şehirlerde, aynı sokaklarda, aynı gündemlerin içinde yaşarken birbirimizi ne kadar az duyduğumuzu fark ettik. Tahammül sınırlarımızın daraldığı,

empati kelimesinin anlamını yitirmeye başladığı bir yıl oldu. Herkesin konuştuğu ama kimsenin tam olarak dinlemediği bir zaman diliminden geçtik.

Bu yıl, toplum olarak bazı konuları çok hızlı tükettiğimizi, bazı yaraları ise yeterince saramadığımızı gösterdi. Tepkilerimiz çoğu zaman ölçüsüz,

suskunluklarımız ise fazlasıyla derindi. Oysa birlikte yaşamayı mümkün kılan şey; aynı düşünmek değil, farklılıklarla yan yana durabilmektir.

Birbirimizi anlamaya çalışmadan, ortak bir gelecek inşa etmek de mümkün olmuyor.

Şimdi 2026’nın eşiğindeyiz. Yeni yıldan büyük laflar, iddialı vaatler beklemek yerine; daha sakin, daha dengeli ve daha sorumlu bir hâl diliyoruz.

Daha az gürültü, daha çok sağduyu… Daha çok konuşmak değil, daha çok anlamaya çalışmak…

Yeni bir yıl her şeyi sıfırlamaz. Ama insana yönünü gözden geçirme fırsatı verir. Hem bireysel hayatlarımızda hem de toplumsal ilişkilerimizde,

neyi çoğalttığımızı ve neyi ihmal ettiğimizi düşünme imkânı sunar.

Takvim değişiyor.

Ama asıl mesele, bu değişimin bize neyi hatırlattığı…

2026’ya girerken temennim; daha sağlam ilişkiler kurabildiğimiz, birbirimizi yormadan yan yana durabildiğimiz, vicdanı merkeze alan

bir toplumsal iklimi yeniden inşa edebilmek. Gürültünün değil sağduyunun, aceleciliğin değil sorumluluğun yol gösterdiği bir zaman…

Çünkü bazı eşikler vardır;

geçildiğinde yalnızca yıl değişmez.

İnsan, artık neyi geride bırakacağını ve neyi taşıyacağını da netleştirir.

İsmail ACAR

30.12.2025

ismailacar@74haber.com

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.